Ortaçağ’da İslamiyet’in bilimsel çalışmaların gelişmesine etkisi

Nisan 27, 2008 at 4:57 pm Yorum bırakın

Prof. Dr. Esin Kahya

Ankara Üniversitesi DTCF Bilim Tarihi Anabilim Dalı

Ortaçağ İslam dünyasında insanlar körü körüne taklitçi değildir; serbestçe hakikati aramışlardır. O halde İslamiyet’i sadece vaat edilen cennete giden bir yol olarak algılayamayız. İslam dini ile bu dönemdeki bilimsel faaliyetler arasında çok sıkı bağlar vardır.

Yedinci yüzyılda Arap Yarımadası’nda ortaya çıkan yeni bir din şemsiyesi altında şekillenmeye başlayan islam dünyasında bilimin geliştiğini söyleyebilmek için İslamiyet’in bilime nasıl baktığını ve ne kadar önem verdiğini belirtmek gerekir. islam dünyasında bilimsel faaliyetlerin başlamasında islamiyet’in önemli etkisi olmuştur. İslam felsefesi konusunda çalışmalar yapan Prof. Daiberg (1) 1973 yılında İnternational Conference on Science in İslamic Policy adlı toplantıda “Erken İslamda Bilimi Tetikleyen Kur’an’dır” başlığı taşıyan bir konuşma yapmıştır. Bu konuşmasında islam dünyasındaki bilimsel çalışmaların bazı özelliklerine de değinen Prof. Daiberg şöyle söylemektedir: “İnsanlar bu dönemde körü körüne taklitçi değildir; serbestçe hakikati aramışlardır O halde İslamiyeti sadece bir din olarak belirleyemeyiz, sadece vaat edilen cennete giden bır yol olarak algılayamayız. İslamiyeti iyice anlayabılmek için onun görünen yüzünün arkasını idrak edebilmek gerekir. Çünkü İslam dini ile bu dönemdeki bilimsel faaliyetler arasında çok sıkı bağlar vardır.”

Kur’an ve Hz. Peygamber’in sözleriyle bilginin önemi

Şüphesiz ki İslamiyet, bilimin oluşması, şekillenmesi ve gelişmesi açısından büyük öneme sahiptir. Gerek Kur’andaki ayetlerde gerekse Hz. Peygamber’in hadislerinde bilimin desteklendiği, bilimle uğraşanların yüceltilmiş olduğu belirlenir. Bilindiği gibi, Kur’an da birçok ayet oku’ sözcüğü ile başlamaktadır. Bilgi kelimesi Kur’an da bazı kaynaklara göre 789 defa kullanılmaktadır. Örnek olarak bazı ayetleri burada aktaralım. Bu surelerden birisi, ‘alaka’dır. Onun 1-5 arasındaki ayetleri mealen şöyledir: ‘Allah’ın adıyla oku; o Allah ki seni pıhtılaşmış kandan yarattı! Oku! Kalemle öğreten insana bilmedığini bildiren Allah en büyük kerem sahibidir.“ (2) Kur’andaki bir başka ayette ise şöyle denmektedir: ‘Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?(3) Yine bir başka ayette ise ‘Allah’ın kulları arasında ondan korkanlar ancak bilginlerdir. Allah güçlüdür Allah bağışlayıcıdır.”denmektedir.(4)

Sadece Kur’andaki ayetler değil, Hz. Peygamberin birçok sözü de bilimi öğrenmenin ve bilginlerin İslamiyet’te ne kadar önemli olduğunu vurgular. Bunlar arasında çok bilinen hadislerden biri şöyledir: “Bilgiyi aramak her Müslümanın görevidir. “ Bir başka hadis ise bilginin ne kadar uzakta, hatta Çin gibi uzak bir ülkede de olsa da gidilip aranması, bulunması gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca, yine bir başka hadiste ise öğrenmenin belli bir yaş sınırı olmadığı ‘beşikten mezara kadar ilmi arayınız.” ’şeklinde verilmektedir.

Buraya kadar verilen birkaç örnekten de anlaşılacağı gibi, gerek Müslümanlar’ın kutsal kitabı Kur’anda gerekse Hz. Peygamberin sözleriyle bilginin, öğrenmenin önemi vurgulanmıştır. Burada bilim (ilim) sözcüğü ile kastedilen, birçoklarının iddia etmiş olduğu gibi, hadis, tefsir, fıkıh gibi İslami bilimler değildir, aynı zamanda astronomi, matematik, tıp gibi müspet bilimler de bu sözcükle desteklenmektedir.

Bilimsel çalışmaların İslamiyet için önemi

Zaten, İslamiyetin yapısı düşünüldüğünde, sadece dini bilimlerin kastedilmesi pek de mümkün değildir. Çünkü bilindiği gibi, her Müslüman günde 5 defa kıble yönüne dönerek namaz kılmak zorundadır ve ibadet edebilmek için namaz vakitlerini bilmek ve yine namaz kılabilmek için bulunduğu yerin kıble yönünü bilmek zorundadır. Aynı zamanda Ramazan ayında oruç tutabilmek için, ilk hilalin ne zaman gökyüzünde görüneceğini de bilmesi gerekir. Dolayısıyla bütün bu bilgilere doğru olarak ulaşabilmek, zamanı doğru belirlemek, yön tayini yapabilmek için erken tarihlerden itibaren astronomi çalışmalarının, takvim çalışmalarının ve jeodezi çalışmalarının şekillenmeye başladığı görülmektedir. Özellikle gittikçe genişleyen İslam uygarlığının yayıldığı coğrafya düşünülürse, bu yönde yapılan çalışmaların önemi ve ciddiyeti daha açık ortaya çıkmaktadır.

Bu çalışmalar 9. yüzyılda daha sistematik şekilde yürütülmüştür. Özellikle Halife Memun zamanında görevlendirilen devrin tanınmış matematikçi ve astronomları (bunlar arasında Harezmi de bulunmaktaydı) belirlenen yerlerde (örneğin Sincar ve Tedmür arasında) yaptıkları ölçümlerle konuyu ana temellerine oturtmaya çalışmışlardır. Bu çalışmalar matematik çalışmalarıyla da desteklenmiştir (Sabit b. Kurra’nın trigonometri çalışmaları gibi). Daha sonraki dönemde yapılan trigonometri çalışmalarıyla 1 derecelik enlem ve boylam yaylarının belirlenmesine gayret edilmiştir.

Böylece farklı coğrafyalarda kıble yönü tayini mümkün olurken, astronomide Güneş ve Ay’ın hareketlerinin zaman içinde gelişen İslam dünyasında yer ve zaman belirlemesinin en doğru şekilde yapılması sağlanmıştır. Bilindiği gibi bu coğrafyada kullanılan takvim Ay takvimidir. Ramazan ayının başlangıcının belirlenmesi ise ilk hilalin tarihinin belirlenmesi açısından çok önemlidir.
Ay ve Güneş’in hareketleri zamanın belirlenmesi açısından önemliydi. Onların hareketleri, düzensizlikleri ve tutulmaları ve özelikle de tutulma düzleminin eğiminin hesaplanması konusunda çalışmaların gelişerek devam ettiğini görmekteyiz.

Çeviri ve dil alanındaki çalışmalar

Yukarıda söz konusu çalışmaların yapılabilmesi için belli seviyede astronomi ve matematik bilgisi gerekmekteydi. Dolayısıyla, daha önceki çalışmaların gerek Doğu gerekse Batı kaynaklarından İslam dünyasına kazandırılması yönünde önemli çalışmalar yapılmıştır. Böylece Aristo, Platon, Hippokrates, Batlamyus, Öklid, Galen, vb. gibi bilim adamları ve düşünürlerin eserleri Yunancadan Arapçaya çevrilmiş ve hatta ilk çeviriler yeterince iyi olmadığı kaygısıyla, ilerleyen zaman içinde, belli başlı bilimsel eserlerin tekrar tekrar çevrilmesi yoluna gidilmiştir.

Ayrıca, bilim ve düşüncenin gelişim süreci içinde kendilerini daha iyi ifade edebilmek ve ihtiyaç duyulan terimlerin üretilebilmesi için dil çalışmaları başlatılmış; Arapça bir bilim dili olarak gelişmeye başlamıştır. Zaman içinde çeviri faaliyeti kurumlaşmış ve Hikmet Evi denen kurumda bu faaliyet sistematik bir şekilde yürütülmüştür. Burada çeviri faaliyetinde bulunanlar genellikle dönemin önem bilim adamlarıdır. Örneğin Sabit b. Kurra aynı zamanda tanınmış bir matematikçidir ve birçok bilimsel eseri Arapçaya kazandırmıştır. Aynı şekilde Huneyn b. İshak dönemin bilinen hekimlerindendir ve sadece tıp eserlerinin değil, felsefe, matematik ve astronomi eserlerinin de Arapçaya çevrilmesinde görev almıştır.

İslamiyet bir yaşam biçimi önerir

Yukarıda da belirtilmiş olduğu gibi İslamiyet sadece bir din olarak düşünülmemelidir. İslamiyet’te, belli bir hayat şekli de önerilmektedir. Örneğin iyi bir Müslüman beslenmesine dikkat eder; belli besin maddelerini yemez ya da içmez. Çünkü onun için zararlıdır. Ancak bazı besin maddelerini yemesi onun için yararlıdır. Nitekim Hz. Peygamber hadislerinde bazı besin maddelerinin alınmasının yararlı olacağını belirtmiştir. Bunlardan en bilinen ikisi hurma ve baldır. Yine bir Müslüman için temizlik çok önemlidir. Burada sadece elbise ve çevre temizliği kastedilmemekte, ruh ve beden temizliği birlikte ele alınmaktadır. Bugünkü anlamda sağlığın korunabilmesi konusunda Hz. Peygamber’in hadisleri vardır. İslamiyet’te fal ve benzeri pseudobilim olarak nitelendirdiğimiz yollardan tedavi dinen yasaktır. Bizzat Hz. Peygamberin kendisi hasta olan insanları doktorlara yönlendirmiştir.

İslam dünyasındaki bilimsel çalışmaların yürütülebilmesi için erken tarihten itibaren kurumlaşma başlamıştır. Bunlar arasında hastaneler ve gözlemevleri zikredilmelidir. Astronomi çalışmaları için gözlemevleri yapılırken, tedavi için hastaneler inşa edilmiştir. İlk gözlem evleri Bağdat ve Şam’da açılmıştır. İlk hastane ise Bağdat’ta açılmıştır. Zaman içinde bu kurumların önemli gelişmeler gösterdiği bilinmektedir Ancak, zaman içinde bu kurumlar önemli gelişmeler göstermiştir. Özellikle Tolunoğulları tarafından kurulmuş olan ve altıncı hastane diye bilinen hastane, bedava hasta bakımı, steriliteye dikkat etmesi ve hasta yakınlarına kalacak kervansaray içermesi, yanındaki cami ve eczanesiyle bir külliye görüntüsünde bugünkü hastanelere adeta örnek teşkil edecek niteliktedir.
Sonuç
Buraya kadar verilen kısa bilgiden de anlaşılabileceği gibi, İslam dini daha başlangıçtan itibaren bilimsel faaliyeti desteklemiştir. Bilimsel çalışmanın önemi, bilim adamının önemi, mevcudun tekrar edilmeyerek, araştırma yapılmasının gerekliliği birinci dini kaynaklar diyebileceğimiz Kur’an ve hadislerle vurgulanmıştır. Dolayısıyla Ortaçağ İslam dünyasında, başta astronomi, matematik ve tıp olmak üzere, bilimin hemen bütün dallarında çalışmalar başlamıştır. Devlet adamları, bilimsel faaliyetleri maddi ve manevi olarak desteklemişler; bu çalışmaların yürütülebilmesi için uygun zemin hazırlamışlar ve bilimsel kurumlar açmışlardır. Hatta ilerleyen zaman içinde bizzat bilimsel faaliyette bulunan bilim adamları ortaya çıkmıştır.
12. yüzyıldan itibaren ise bu bilgi birikiminin Latinceye yapılan çevirilerle Batı’ya aktarıldığı görülmektedir. Böylece matematik, astronomi, tıp, fizik, kimya gibi konularda yapılan çalışmaların yanı sıra, felsefe konusundaki çalışmaların da Batı’ya aktarıldığını görüyoruz. Böylece, modern bilimin oluşmasında İslam dünyasında yapılan bu çalışmalar temele alınmıştır.
DİPNO7ZAR
1)Prof. Dr. Daiberg Hollanda’da Amsterdam’da Free University’de görevlidir.
2) Kur’an, 96, 1-5

3)Kur’an, 39/9.

4) Kur’an, 3528.

Bilim ve Ütopya Dergisi Sayı 142 Mart 2006 sayfa 19-21

Reklamlar

Entry filed under: Bilim, İslam Tarihi.

İslam, bilim ve Batı Hz. Muhammed’in tarihsel rolu

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Özgürlük için Pardus

Özgürlük için Pardus...
Nisan 2008
P S Ç P C C P
    May »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

OOXML’e hayır

Özgürlük için Pardus...

%d blogcu bunu beğendi: